Yine kelimelere sarılıyorum var gücümle… Yazıyorum, çoğalıyorum… Bu sabah erken saatlerde, sahil boyunca uzun bir yürüyüşe çıktım. Koşuşturmaları, yapmalıyım, etmeliyimleri var gücümle bir kenara iterek kendime yer açtım hayatın ortasında…...
Yüreğim Yeryüzünde nokta bile olmayanlara Gökyüzünü verdi. Bir nokta büyüdü ve gökyüzüne yürüdü Tutup saçlarından güneşi Yüreğime yüreğini indirdi Kıyıdan biraz uzak, kullanılmayan, ara sıra geldiğim eski bir parkta uzaklara bakarak,ayakta...
Bitmeyecekti… Olmayacaktı bu düşe konulmuş bir noktam. Varlığınla hayat bulan yanımı anlamadın. Bilmedin, düşler yumağımın tek öznesi olduğunu. Ne çok bilmediğin vardı. Ne çok bilinmezdin… Dilimden...
Her nereye gidersen Kendinle yüzleşirken kimse duymaz yalan söyle Terk ettiğin şehirler yarım kalmış şiirler Sustukların büyür içinde... Kaçmaya çalıştığın her şey kadar gerçek, içine saklandığın kabuğun kadar...
Şimdiye kadar ki bütün yürek çırpınışlarımda sadece seni sevdiğimi bil istedim. Sustun… Buruk bir kabullenmişlikle; sımsıkı sarılıp ellerime bir şeyler diyecek gibi olup konuşamadın cesaret edip... Sustun… ...
Uzun, alabildiğince yağmurlu, ıslak, serin bir öğleden sonrası.akşama yakın saatler... Evde oturmaktan sıkılıp kendimi zor attığım küçük limandayım. Demirlemiş tekneleri, kayıkları, ağlarını toplayan balıkçıları seyrediyorum. Beni tanıyanlar...
Yağmur sonrası sahilde yürürken... Senli günlerimde ne varsa boşalttım... Kum ıslak... Tahta iskele ıslak... Sandal ıslak... Kürek ıslak... Ağ ıslak... Sandalcı ıslak... Çamur geldi yanıma okşadım oda...